Atatürk www.turkishvision.com
Home | Kontakt | Anmelden EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Home
Schreiben Sie Ihre Meinung hier >>>
Blogs
Aktuell
Anmelden
Registrierung
Passwort anfordern
Seite empfehlen
Kontakt
Email
Über uns
Suche
Wednesday, 17. January 2018
Blogs

20.09.2007 94
Von: anonymous
Günlük Hadis (Oruç bedenin zekâtıdır ...)

Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

"Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur."
(İbni Mâce, Sıyam: 44)

---

Zekât sadece maldan verilmez. Allah´ın ihsan ettiği her nimetin kendine göre bir zekâtı vardır. İlmin zekâtı bildiğini başkalarına öğretmek, ömrün zekâtı namaz kılmak, malın zekâtı hakkını vermek, bedenin zekâtı da oruç tutmaktır.

Oruç tutan insan, vücudunun da, sahip olduğu nimetlerin de kendi malı olmadığını, istediği zaman yiyip içemeyeceğini anlar. Oruçla onların kendisinde emanet bulunduğunu, hakiki mal sahibinin kim olduğunu idrak eder. Onun emri olmadan yiyemez, içemez.

Böylece, gerçek nimet sahibi olan Mün´im-i Hakikiye, Hakiki Nimet Veren Rabbine teşekkür eder. Nimetlerin doğrudan doğruya Ondan geldiğini bilir. Vücut nimetine karşı teşekkürünü, onun zekâtı olan oruçla yapmaya çalışır.

Zaten zekât bir çeşit şükürdür. Oruç ise, "halis, hakiki, büyük ve umumi bir şükrün anahtarı" hükmündedir. Oruç sayesinde mü´min, gözle görülür şekilde kendisine verilen nimetlerin kıymetini düşünme fırsatı bulur.

Zekâtın bir manası da temizliktir. Maldan verilen zekât onun temizlenmesine, çoğalmasına, bereketlenmesine sebep olduğu gibi, oruç da bedenin maddî ve manevî temizlenmesine, sağlık ve bereketin artmasına sebeptir.

Zekât veren insan malını kir ve günah pisliklerinden temizlediği gibi, oruç tutan da vücudunu günahlardan öyle temizlemiş sayılır. Ter temiz bir vücut ve ruha sahip olur.

20.09.2007 93
Von: anonymous
Haftanın Şiiri ...

Herkese güzel bir hafta dileğiyle ....

Bu hafta size BEDRİ RAHMİ EYUBOGLU'ndan bir şiir yolluyorum ... 21 Eylül onun ölüm yıldönümü, onu anmak gerek, hepimizin bir "kara dut" u olmuştur çünkü ...

SANA BÜYÜK ŞEHİRLERDEN BAHSEDECEĞİM

sana büyük şehirlerden bahsedeceğim.
en büyük camiler orada kurulur,
en küçük mezarlar orada kazılır
en kara yazılar orda dizilir.

yüksek minarelerde sela verilir,
civar hanelerde zina edilir.
büyük şehirlerde yalan söylenir,
halbuki küçük köylerin mezarlığı bile yoktur.

büyük şehirlere bağlanma mehmedim.
öyle bir şehre yerleş ki,
küçük olsun fakat bizim olsun.
sokaklarında tanımadık yüz,
ensesine şamar atmayacağın kimse dolaşmasın.
her ağacına elin,
her karış toprağına terin değsin.
ve kuytu evlerden birinde
senden habersiz ölenler olmasın.

BEDRİ RAHMİ EYUBOGLU

15.09.2007 92
Von: anonymous
Demostenes

Çocukluk yıllarından kekeme olan biri, tarihin gelmiş geçmiş en büyük hatiplerinden biri olmayı başarabilir mi?

Neden olmasın?

Demostenes, ilk kez bir topluluk karşısında konuşmaya başladığında halk, kahkahalarla onu kürsüden uzaklaştırmıştı.

Kekemeydi; ancak hatip olabileceğine dair büyük bir inanç taşıyordu. Uzun zaman deniz kıyısında ağzına çakıl taşları koyarak, kıyıya vuran dalgalar eşliğinde konuşma egzersizleri yaptı. Çok çalıştı.

Sonunda istediğini elde ederek sözünü dinletmeyi ve dünyanın en büyük hatiplerinden biri olmayı başardı.

15.09.2007 91
Von: anonymous
Düğünden önce düğünden sonra ...

Düğünden önce:

Erkek: Elbette... Ben artık duramıyorum!

Kadın: Gideyim mi?

Erkek: Hayır! Aklından bile geçirme...

Kadın: Beni seviyor musun?

Erkek: Elbette...

Kadın: Beni hiç aldattın mı?

Erkek: Hayır! Böyle birşey nasıl aklına gelebilir?

Kadın: Beni hep sevecek misin?

Erkek: Evet... Daima!

Kadın: Beni dövecek misin?

Erkek: Hiçbir zaman!

Kadın: Sana inanabilir miyim?

Düğünden sonra:

Aşağıdan yukarıya doğru okuyun...

15.09.2007 90
Von: anonymous
Haftanın Şiiri ...

Çok sevdiğim bir ressam vardır; Mine Arasan.. O'nun tablolarında gülen/öpüşen balıklar, koşan çocuklar, hayatın tüm renkleri, güneşin sıcaklığı vardır... Şimdi içinde ki o renkleri şiire aktarmış, bu hafta sizlere, o renklerle merhaba demek istedim ...

AŞK OLSUN

Önce ellerin sevdi ellerimi
Ellerim ellerini
Sonra sevgini sevdim ben
Beni sevmeni sevdim
Kediyi sevdim karşılıksız
Köpeği, çiçeği, çocukları
İhtiyar balıkçının buruşuk yüzünü
Ta ki seni tanıyana dek
Bütün bakışlar sadece bakarken
Sen bende unuttun gözlerini
Bütün eller el'di
Seninkiler elektrik yüklü
Titreşimleri yüreğimde
Kurtulabilene aşk olsun
Sıkıca tut avuçlarında aşkımı
Kaçmasın.

SAKLAMBAÇ

Karanlıkta ağlayan saçlarıma
Saklanmış aşk
Üşüyen dudak boyamda
Arıyorum seni
Sobe ...
Ergebnisseiten: 1-10  11-20  <<  21  22  23  24  25  26  27  28  [29]  30  >>  31-33  
Gehe zum Eintrag Nr.  
Top
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Home | Kontakt | Anmelden
Besucher: 13959168 (Heute: 104)